​İmam ve Papa | ŞARKUL AVSAT

0 1


Papa Franciscus ile el-Ezher Camii İmamı Ahmed Muhammed et-Tayyib’in Ortadoğu’da aynı mekânda yani Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bir araya gelmesi, hoşgörünün yavaş yavaş ortadan kaybolduğu bölgemizin ihtiyaç duyduğu önemli bir mesaj ve semboldür.

Papa’nın Ezher şeyhiyle BAE’deki fotoğrafı, en azından gelecek nesillerin gözünde hoşgörüyü canlandırmaya yönelik bir semboldür. BAE yönetimini destekleyip onları bölgemizde birçoklarının korktuğu bu tarz girişimlere teşvik etmeliyiz.

Tabi BAE’nin hoşgörü anlayışını bir değer olarak benimsemesi, tuhaf değildir. Zira BAE’de 100’den fazla farklı uyruk yaşamaktadır. Hoşgörü olmasaydı, dünyanın bu küçük bölgesinde yaşamak mümkün olmazdı.

Buna rağmen Muhammed bin Zayid Stadyumu’ndaki bu beşeri çeşitlilik, papanın toplu ayine katılması ve kutsanmak için yürüyen çocuk, gerçekten etkileyici bir sahneydi.

Yakından tanışma şansı yakaladığım büyük İmam ile ben, aynı küçük bölgeden yani el-Uksur’un batısından geliyoruz. Şeyh Tayyib, İslam düşüncesinde önemli şahsiyetlerden birisidir. Fakih ve din alimi olmasının yanı sıra o, aynı zamanda bir filozoftur. Hem el-Ezher’de hem de Fransa’da okudu. 

Şeyh Tayyib, farklı kültürlere ve mezheplere açık bir kişidir. Bazıları onun zaman zaman bazı meselelerde aşırılığa meylettiğini düşünebilir. Fakat aslında o, açılım yanlısı bir kişidir. Yani Şeyh Tayyib, toplumun yararına olduğu zaman esnek ve radikal olmak gerektiği zaman da radikal oluyor.

Şeyh Tayyib, tüm işlerinde doğruyu araştıran bir kişidir. O, ötekiyle diyaloğu yönetebilecek sayılı imamlardan birisidir. Şeyh Tayyib’in ve Papa’nın bölgemizin içinden geçtiği tarihi bin anda bir araya gelmesi, farklı insan toplulukları arasında dini hoşgörüye dayalı istikrar düşüncesine önem verildiğini göstermektedir.

BAE liderlerinin bu girişime ev sahipliği yapması önem arz etmektedir. Merkezin doldurulması için hoşgörünün arkasında bir devletin yer alması önemlidir. Merkezin boş kalması halinde radikal taraflar, bu boşluğu doldurup dizginleri kendi ellerine geçiriyor. Bundan dolayı ılımlı devletlerin büyük siyaset sahnesini ele geçirip bağnaz, radikal ve şiddet yanlılarının doldurmaması için bu sahneyi hoşgörü ve ılımlılıkla zenginleştirmeleri yapmacık kalmaktadır. Hoşgörü değerlerini yaymak için BAE’nin girişimine katkıda bulunup farklı bir merkez inşa edilmelidir.

Merhum Kral Abdullah öncülüğünde Suudi Arabistan, yıllardır dinlerarası diyalog düşüncesini destekledi. Kral Selman da dinlerarası diyaloğu desteklemeye devam ediyor.

Bugün BAE’nin hoşgörü girişimi dinlerarası diyalog ile birleştirildiği zaman biz, bölgenin çehresini değiştirecek büyük bir kültür projesinin ortaya çıktığını görmüş olacağız. Bu proje, neredeyse radikalizm ve şiddetin merkezi haline gelen bölgeyi, hoşgörü ve uzlaşı güneşinin doğduğu bir bölgeye dönüştürecektir.  



Source link

اترك رد

لن يتم نشر عنوان بريدك الإلكتروني.

Loading...