​DEAŞ artık sadece ‘metrekareleri’ kontrol ediyor

0 1


DEAŞ üyesi az sayıda militan, örgütün Suriye topraklarındaki son bölgesini savunmaya devam ederken, sivillerin, uluslararası koalisyon destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) düzenlediği operasyon bölgesinden kaçmalarını da engelliyor.

SDG, “önümüzdeki birkaç gün içerisinde” DEAŞ’a yönelik büyük zaferini ilan etmek üzere. Ancak Bagoz köyünde kontrol altında tuttukları alan yarım kilometrenin altına düşen DEAŞ üyeleri direniyorlar. Fransız haber ajansı (AFP) ekibi, Bagoz köyü yakınlarında örgütten kaçanları karşılama noktasına dün kimsenin gelmediğini gözlemlediler. Bir SDG üyesi AFP ekibine, iki gündür köyden kimsenin çıkmadığını söyledi. SDG Sözcüsü Mustafa Bali, DEAŞ’ın Bagoz köyündeki tüm yolları kapattığını ve hala köyde 2 binden fazla sivil olabileceğini düşündüklerini belirtti. Twitter’dan yaptığı açılamada Bali, DEAŞ üyelerinin birkaç metrekarelik bir alanda sıkışıp kaldıklarını ve çok sayıda sivilin kaçmasını engellediklerini kaydetti.

ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Sözcüsü Sean Ryan, AFP’ye yaptığı açıklamada, kaçan sivillerin örgütün kendilerini canlı kalkanı olarak kullanmak istediğinden bahsettiklerini ve hatta diğerlerinin kaçışını engellemek için masum insanları öldürmekten çekinmediklerini kaydetti.

40 bin kişi kaçtı

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) aktardığı bilgilere göre, Aralık ayının başından bu yana yaklaşık 40 bin kişi DEAŞ’ın kontrolündeki bölgeden kaçtı.

SDG komutanlarından olan Jiya Fırat, Deyr-i Zor’un 70 kilometre güneydoğusunda bulunan Ömer Petrol Sahası’nda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, DEAŞ’ın Fırat Nehri’nin doğusundaki varlığının tamamen son bulmasının artık an meselesi olduğunu belirterek, “Bagoz köyü atış menzilimiz içinde. Örgüt 700 metrekarelik bir alanda kuşatma altında” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde savaşın sürdüğü noktalarda DEAŞ’ın askeri varlığının sona erdiğini ilan ederek tüm dünyaya müjdeli haber vereceklerini belirten SDG komutanı, “DEAŞ’tan kaçan sivilleri güvenli bir yoldan tahliye edip çadır kamplarına götürerek insani yardım hizmetleri sağladık” dedi. Fırat, Bagoz’un atış menzilinde olmasına rağmen yavaş ilerlemenin nedeninin örgütün canlı kalkan olarak kullandığı siviller olduğunu, bu insanların zarar görmesini engellemek için yavaş hareket ettiklerini ifade etti.

DEAŞ’ın elindeki SDG’liler

DEAŞ’ın elinde SDG unsurları olduğunu açıklayan Fırat, “Bu konuyu yakından takip ediyoruz. SDG unsurları ilerledikçe, DEAŞ son birkaç gün içinde 10 SDG üyesini serbest bıraktı. Ancak hala onlarcası ellerinde” dedi. Açıklamalarını sürdüren Fırat, “DEAŞ üyelerinin Ekim 2017’de Suriye’deki en büyük kalelerinden biri olan Rakka’dan çıkarılmasının ardından, Fırat Nehri’nin doğu yakasındaki bölgede Deyr-i Zor’un kuzey kırsalında geçtiğimiz yılın Eylül ayından bu yana büyük bir operasyon başladı. Ancak bölgenin Esed yanlısı güçler, İran milisleri ve Irak tarafındaki Haşdi Şabi güçleriyle çevrili olması, DEAŞ’ın Fırat Nehri’nin batısında bulunan çöl bölgesindeki alanı kontrol altında tutmasını kolaylaştırıyor” şeklinde konuştu.

Öte yandan geçtiğimiz Eylül ayında Bagoz köyüne yönelik operasyona katılarak ön saflarda yer alan 23 yaşındaki SDG üyesi Hasekeli Musa ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu topraklar, 5 yıldan uzun bir süredir DEAŞ unsurlarının elinden yine bu toprakların evlatlarının kanıyla kurtarıldı. Çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

‘Arkadaşlarımın çoğu burada öldü’

Operasyonun ön saflarındaki bir başka SDG üyesi Münbiçli Velid ise DEAŞ’ın yenilgisinin açıklanmasının ardından bölge sakinlerinin tamamen yıkılmış olsalar bile evlerine ve mülklerine geri dönmelerini ve mültecilikten kurtulmalarını istediklerini söyledi. Deyr-i Zor kırsalında bulunan ve Bagoz köyünün 80 kilometre kuzey batısında yer alan Ömer Petrol Sahası’nın ıssız çöl yolunda neredeyse hiçbir yaşam belirtisi yokken SDG’ye ait askeri araçlar uzaktan zar zor görülüyor. Burada sivillerin dolaşması yasak. Yol kenarlarında DEAŞ üyelerinin bombalı saldırısına uğrayarak yanmış zırhlı araçlara rastlamak mümkün. Bagoz köyündeki savaş cephesinde bulunan SDG üyelerinden Rakkalı Abdulkadir el-Matar, “Savaşın sona ermesini merakla bekliyoruz. Arkadaşlarımın çoğu burada öldü. Tüm Suriyeliler bu örgütün uygulamalarından nasibini aldılar” şeklinde konuştu.

DEAŞ’ın Irak ve Suriye’deki bölgeleri kontrol altına alarak sözde “İslam Devleti’ni” ilan etmesinin ardından Temmuz 2014’te askeri hava üssü yakınlarında onlarca Suriyeli askerin cesetlerinin asılması, Şubat 2015’te Ürdünlü pilot Muaz el-Kesasibe’nin diri diri yakılması, Batı ve Avrupa’dan onlarca yardım kuruluşu çalışanı ve yabancı gazetecinin öldürülmesine ilişkin görüntüler yayınlandı. SDG’ye bağlı Deyr-i Zor Askeri Meclisi’nin mühendislik taburunda görevli Elbukemal’den Mahmud, DEAŞ’ın döşediği mayınları ve tuzakladığı bombaları temizlediklerini belirtti. Mahmud, “Bölge sakinlerinin geri dönüşlerinin güvenliğini sağlamaya ve bubi tuzaklarından kaynaklanabilecek kayıpları en aza indirmeye çalışıyoruz” dedi.

Diğer yandan halen yol kenarlarındaki binalarda ve köylerin girişlerinde DEAŞ’ın yazıları bulunuyor. İki hafta önce geri alınan Fırat nehrinin doğusundaki es-Suse bölgesindeki bir su deposunun üstünde, radikal örgütün gölgesindeki zulüm yıllarını hatırlatan şu ifadeler yer alıyor:

“Hilafeti ilan ederken Allah’a yalan söylemedik”



Source link

اترك رد

لن يتم نشر عنوان بريدك الإلكتروني.

Loading...